Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, failin cezalandırılabilmesi için mağdurun hareket özgürlüğünün ne kadar süreyle kısıtlanmış olması gerekir? Bu konuda kanunda bir asgari süre öngörülmüş müdür?
Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde, suçun oluşması için hürriyetin kısıtlanması gereken bir asgari süre öngörülmemiştir. Makaledeki açıklamalardan ve genel ceza hukuku prensiplerinden anlaşıldığı üzere, hukuka aykırı kısıtlamanın anlık olmaması, yani hissedilebilir, makul bir süre devam etmesi yeterlidir. Çok kısa süreli, anlık bir engelleme (örneğin, bir anlığına birinin yolunu kesip hemen çekilme) suçu oluşturmayabilir. Ancak, kısıtlamanın süresi, suçun temel şeklinin oluşması için değil, TCK m.61 uyarınca temel cezanın belirlenmesinde bir ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak dikkate alınır. Kısıtlama süresi ne kadar uzarsa, fiilin haksızlık içeriği o kadar artar ve verilecek ceza da o oranda ağırlaşır. Kısacası, suçun oluşması için saniyelerle ifade edilemeyecek, hissedilebilir bir süre yeterliyken, kanunda belirli bir dakika veya saat sınırı yoktur (Bkz: ayboga.av.tr_kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu-ve-cezasi).