Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/16338 sayılı kararında, suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı verilen hükmü temyiz etmemesine rağmen, müdafiinin sonradan yaptığı temyizin süresinde kabul edilmesinin hukuki dayanağı nedir?
Bu durumun hukuki dayanağı, CMK'da suça sürüklenen çocuklar (SSÇ) için öngörülen zorunlu müdafilik kurumu ve müdafiin sahip olduğu bağımsız kanun yolu başvuru hakkıdır. SSÇ'ler için müdafii görevlendirilmesi zorunludur ve müdafiin iradesi, SSÇ'nin iradesinden bağımsızdır. Kararda, SSÇ'nin yüzüne karşı verilen hükmü temyiz etmemesi, onun kanun yolu hakkından feragat ettiği anlamına gelmez. Müdafiine yapılan tebligat ile müdafi için ayrı bir temyiz süresi işlemeye başlar. Müdafii, SSÇ'nin menfaatine olduğunu düşündüğü takdirde, SSÇ istemese veya süreyi kaçırsa bile, kendi adına yasal süresi içinde temyiz başvurusunda bulunabilir. Kararda, SSÇ'nin temyiz etmediği, ancak müdafiin kendisine yapılan tebligat üzerine süresi içinde temyiz ettiği tespit edildiğinden, müdafiin temyiz istemi geçerli kabul edilmiştir. Bu, savunma hakkının ve SSÇ'nin üstün yararının korunmasının bir gereğidir (Bkz: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_cmk-madde-331-adli-tatil).