Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/9116 E. sayılı kararında, tenkis hesabı yapılırken 'uzman bilirkişilerden hükme ve denetime elverişli rapor alınması' gerekliliği vurgulanmıştır. Bu raporun 'hükme ve denetime elverişli' olmasından ne anlaşılmalıdır?
Bir bilirkişi raporunun 'hükme ve denetime elverişli' olması, şu nitelikleri taşıması anlamına gelir: 1) **Açık ve Anlaşılır Olma:** Rapor, hukuki ve teknik terimleri, tarafların ve mahkemenin anlayabileceği bir dille açıklamalıdır. 2) **Gerekçeli Olma:** Bilirkişi, ulaştığı sonuçlara nasıl ve hangi yöntemlerle vardığını, hangi verileri kullandığını, yaptığı hesaplamaları adım adım ve gerekçeli bir şekilde ortaya koymalıdır. Sadece bir sonuç bildirmesi yeterli değildir. 3) **Somut Verilere Dayanma:** Rapor, dosyadaki belgelere, keşif bulgularına, emsal piyasa değerlerine gibi somut ve objektif verilere dayanmalıdır. Takdiri veya varsayımsal olmamalıdır. 4) **Mahkemenin Sorularını Cevaplama:** Mahkemenin çözülmesini istediği tüm teknik ve hukuki sorulara (örneğin, net terekenin, sabit tenkis oranının, malın güncel değerinin hesaplanması) net ve çelişkisiz cevaplar vermelidir. Yargıtay, bu nitelikleri taşımayan, soyut ve gerekçesiz bir rapora dayanılarak hüküm kurulmasını, eksik inceleme olarak kabul etmekte ve bozma nedeni saymaktadır (Bkz: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_tenkis-davasi-ve-sakli-pay-nedir).