Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı üzerine verilecek lehe bozma kararının sirayet etmesi gerektiği görüşünün, ceza muhakemesi hukukunda kıyasın caiz olup olmadığı tartışması içindeki yerini yazarın bakış açısıyla açıklayınız.
Yazar, ceza muhakemesi hukukunda kıyasın tamamen yasak olmadığını, ancak sınırlarının bulunduğunu belirtir. Özellikle kişi hak ve hürriyetlerini sınırlayıcı nitelikteki normlarda kıyas yapılamayacağını (Anayasa m.13), ancak sanık lehine olan durumlarda kıyasın mümkün olduğunu savunur. Yazar, sirayet kurumunu düzenleyen CMK m.306'nın 'kişi hak ve hürriyetlerini sınırlayıcı nitelikte olmayıp, aksine sanıkların/hükümlülerin lehine bir düzenleme' olduğunu vurgular. Bu tespitten hareketle, lehe olan bu hükmün, hakkında açık düzenleme olmayan benzer bir durum olan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı yolunda da 'lehe kıyas' yoluyla uygulanabileceğini savunur. Yani, sirayet ilkesinin uygulanması, yasak olan aleyhe kıyas kapsamında değil, caiz olan lehe kıyas kapsamında değerlendirilmelidir. Bu, ceza muhakemesi hukukunda yorumun, daima sanık lehine yapılması gerektiği genel ilkesiyle de uyumludur (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_yargitay-cumhuriyet-bassavcisi-itirazinin-sirayeti).