Yüksel Yalçınkaya kararında AİHM, ulusal mahkemelerin, başvurucunun Bank Asya hesabı ve sendika/dernek üyeliği gibi diğer delilleri ele alış biçimini nasıl eleştirmiştir?
AİHM, bu delillerin mahkumiyet kararında 'sonuç üzerinde çok sınırlı bir etkisi olduğunu' ve asıl mahkumiyet nedeninin ByLock olduğunu tespit etmekle birlikte (§ 242, 268), ulusal mahkemelerin bu delillere yaklaşımını da eleştirmiştir. Eleştirinin temel noktası, mahkeme kararlarında 'bu eylemlerin, tali bir şekilde bile olsa, nasıl suç teşkil eden bir davranışa delil olabileceğine dair anlamlı bir tartışmanın eksikliği'dir (§ 243). AİHM, bu eylemlerin (Bank Asya'da hesap sahibi olmak, yasal bir sendika ve derneğe üye olmak) gerçekleştirildikleri tarihte 'yasallık karinesinden yararlanan görünüşte yasal eylemler' olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla, ulusal mahkemelerin, bu yasal eylemlerin, sanığın silahlı bir terör örgütüne üye olduğuna ilişkin bulguyu 'nasıl güçlendirdiğini' gerekçeli bir şekilde açıklaması gerekirken, bunu yapmadıklarını belirtmiştir. Bu durum da gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlaline katkıda bulunan bir unsur olarak görülmüştür (Bkz: AİHM Yalçınkaya Kararı - Değerlendirme).