AİHM'nin Yüksel Yalçınkaya kararında, ByLock delillerinin kalitesine ilişkin 'ilk bakışta şüphe' uyandıran durumlar nelerdir? AİHM bu verilere rağmen neden delillerin doğruluğunu sorgulamak için yeterli unsurlara sahip olmadığını belirtmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91055

AİHM, ByLock delillerinin 'kalitesi' konusunda 'ilk bakışta şüphe' uyandıran durumları şöyle sıralamıştır: 1) Verilerin MİT tarafından elde edildiği koşulların belirsizliği. 2) Verilerin adli makamlara teslim edilene kadar bütünlüklerini sağlamaya yönelik özel usuli güvencelerin bulunmaması. 3) MİT'in verileri adli makamlara sunmadan önce aylarca elinde tutması. Bu şüphelere rağmen AİHM, delillerin 'doğruluğunu sorgulamak için yeterli unsurlara sahip olmadığını' belirtmiştir (§ 323). Bunun nedeni, AİHM'nin bir ilk derece mahkemesi veya temyiz mercii gibi delilleri doğrudan inceleyip onların sahte veya doğru olduğuna karar verme yetkisinin olmamasıdır. AİHM'nin görevi, delilin kendisini değil, o delilin elde edilme ve yargılamada kullanılma 'usulünün' adil olup olmadığını (Sözleşme'nin 6. maddesine uygunluğunu) denetlemektir. Dolayısıyla, delillerin kalitesine ilişkin şüpheleri, adil yargılanma hakkı ihlali analizinin bir parçası olarak kullanmış, ancak delilin doğruluğu hakkında nihai bir sonuca varmamıştır (Bkz: AİHM Yalçınkaya Kararı - Değerlendirme).