Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/2937 sayılı kararında, sanığın sonradan döndüğü 'soyut ikrarı' dışında delil bulunmayan bir dosyada, beraat kararı verilmesi gerektiği hangi temel ceza muhakemesi ilkesine dayandırılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91045

Bu kararda, mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığı ve beraat kararı verilmesi gerektiği, ceza muhakemesinin en temel ve evrensel ilkelerinden biri olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesine dayandırılmıştır. Bu ilke, suçsuzluk/masumiyet karinesinin bir uzantısıdır. Kararda vurgulandığı üzere, bir sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi için, suçun işlendiğinin ve sanık tarafından işlendiğinin 'hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikle' ispat edilmesi gerekir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanık aleyhine yorumlanamaz. Somut olayda, sanığın soruşturma aşamasındaki ikrarından kovuşturmada dönmesi ve bu ikrarı destekleyen başka hiçbir yasal ve yeterli delilin (tanık, teknik takip, maddi bulgu vb.) bulunmaması nedeniyle, sanığın suçu işlediği hususunda makul bir şüphe oluşmuştur. Bu şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğinden, mahkumiyet kararı hukuka aykırı bulunmuş ve beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Bkz: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_sucu-ikrar-etme-nedir-cmk).