Tenkis davası ile muris muvazaasına (mirastan mal kaçırma) dayalı tapu iptal ve tescil davası arasındaki ilişkiyi, bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına atıfta bulunarak ve davacının talep hakları açısından açıklayınız.
Bu iki dava türü, miras bırakanın malvarlığı üzerinde yaptığı ve mirasçıları zarara uğratan tasarruflara karşı açılan, ancak hukuki nedenleri ve sonuçları farklı olan davalardır. Makalede atıf yapılan 22.05.1987 tarihli ve 1986/4 E, 1987/5 K sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı (İBK), bu iki davanın bir arada veya kademeli olarak açılabileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre davacı (zarar gören mirasçı), aynı dilekçede: 1) **Asli Talep Olarak:** Miras bırakanın yaptığı satış işleminin aslında bağış olduğunu ve mirastan mal kaçırma amaçlı (muvazaalı) olduğunu ileri sürerek 'tapu iptal ve tescil davası' açabilir. Bu dava kabul edilirse, taşınmaz terekeye döner ve tüm mirasçılar yasal payları oranında hak sahibi olur. 2) **Fer'i (Terditli) Talep Olarak:** Mahkemenin muvazaa iddiasını kabul etmemesi ihtimaline karşı, aynı işlem nedeniyle saklı payının ihlal edildiğini ileri sürerek 'tenkis davası' açabilir. Bu durumda sadece saklı payı oranında bir hak elde eder. Bu İBK, mirasçılara tek bir davada her iki hukuki nedene de dayanma imkanı tanıyarak usul ekonomisi sağlamakta ve hak kayıplarını önlemektedir (Bkz: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_tenkis-davasi-ve-sakli-pay-nedir).