Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2015/10756 sayılı kararında, sanık hakkında TCK m.43/1 (zincirleme suç) hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması için, başka dava dosyalarının getirtilip incelenmesi istenmiştir. Bu durumun ardındaki hukuki mantığı, 'hukuki kesinti' kavramını da kullanarak açıklayınız.
Bu durumun ardındaki hukuki mantık, zincirleme suç (TCK m.43/1) kurumunun doğru bir şekilde uygulanmasını sağlamaktır. Zincirleme suç, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı suçun aynı mağdura karşı değişik zamanlarda birden fazla işlenmesi halinde tek bir ceza verilip artırım yapılmasını öngörür. Ancak, bu suçlar arasında 'hukuki kesinti' meydana gelmemiş olmalıdır. Ceza hukukunda hukuki kesinti, genellikle bir iddianamenin düzenlenmesiyle veya bir mahkumiyet hükmünün kesinleşmesiyle gerçekleşir. Yargıtay, sanığın benzer eylemleri nedeniyle başka davalarının da olduğunu UYAP'tan tespit etmiş ve bu davaların suç tarihlerinin birbirine yakın olabileceğini öngörmüştür. Eğer bu davalara konu eylemler, incelenen davadaki eylemle birlikte, araya bir hukuki kesinti (iddianame) girmeden aynı suç işleme kararı altında işlenmişse, tüm bu eylemlerin tek bir zincirleme suç olarak kabul edilmesi ve tek bir ceza verilmesi gerekebilir. Bu nedenle Daire, sanığın hukuki durumunu tam olarak belirleyebilmek ve TCK m.43/1'i doğru uygulayabilmek için diğer dosyaların getirtilip birleştirilmesini ve hukuki kesinti olup olmadığının tartışılmasını zorunlu görmüştür (Bkz: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_cmk-madde-331-adli-tatil).