Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2012/18818 sayılı kararında, 'yol tutuklaması' sonrası sanığın 30 gün sonra yetkili mahkemeye nakledilmesi, CMK m.94'teki hangi kavrama aykırı bulunmuştur ve bu durumun CMK m.141/1-d açısından doğurduğu sonuç nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91028

Yargıtay, sanığın yakalandıktan sonra 30 gün gibi uzun bir süre cezaevinde tutulup sonra yetkili mahkemeye nakledilmesini, CMK m.94/1'de yer alan 'en kısa zamanda gönderilmek' kavramına açıkça aykırı bulmuştur. Mahkeme, bu sürenin bırakınız 'en kısa zamanı', 'makul süre' olarak dahi kabulüne imkan bulunmadığını vurgulamıştır. Özellikle UYAP üzerinden SEGBİS ile ifade alma imkanı varken bu kadar uzun süre bekletilmenin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu durumun CMK m.141/1-d açısından doğurduğu sonuç, bir tazminat hakkıdır. CMK m.141/1-d, 'Kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan...' kişilerin, uğradıkları zararlar için Devletten tazminat isteyebileceğini düzenlemektedir. Yargıtay, yol tutuklaması hukuka uygun olsa bile, kişinin makul sürede yetkili hakim önüne çıkarılmamasının bizatihi bir hak ihlali ve tazminat nedeni olduğunu kabul ederek, yerel mahkemenin ret kararını bozmuştur (Bkz: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_cmk-madde-94-yakalanan-kisinin-mahkemeye-goturulmesi).