Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/7130 sayılı kararında, davalılar adına satın alınan taşınmazın bedelinin miras bırakan tarafından ödendiği bir tenkis davasında, tenkis hesabının taşınmazın ölüm tarihindeki değeri üzerinden değil, ödenen bedeller üzerinden yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu hesaplama yönteminin hukuki mantığını açıklayınız.
Bu hesaplama yönteminin hukuki mantığı, tenkise tabi olan kazandırmanın 'niteliği' ile ilgilidir. Bu olayda, miras bırakan davalılara doğrudan bir 'taşınmaz' bağışlamamıştır; taşınmazın satın alınması için gerekli olan 'parayı' bağışlamıştır. Yani, tenkise tabi olan gizli bağışın konusu taşınmazın kendisi değil, onun alım bedeli olan paradır. Bu nedenle, tenkis hesabı yapılırken, kazandırmanın yapıldığı tarihteki (19.10.1976 ve 16.11.1982) değerler esas alınmalıdır. Ancak, paranın zaman içindeki değer kaybı nedeniyle, sadece o tarihteki nominal bedel değil, 'miras bırakanın verdiği paraların mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerinin, paranın satın alma gücündeki değişimler dikkate alınarak' hesaplanması gerekir. Yani, denkleştirme yapılarak o paranın bugünkü reel değeri bulunur ve tenkis hesabı bu değer üzerinden yapılır. Taşınmazın ölüm tarihindeki değeri, ancak bağışın doğrudan taşınmaz olarak yapıldığı durumlarda esas alınır (Bkz: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_tenkis-davasi-ve-sakli-pay-nedir).