İhtiyaç nedeniyle tahliye davasında, kiraya verenin, kiralananın bulunduğu şehirde kendisine ait başka bir konutu olması, ihtiyacın 'samimi olmadığı' yönünde kesin bir delil midir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, ihtiyacın niteliği açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #91020

Hayır, tek başına kesin bir delil değildir. Bu durum, ihtiyacın samimiyeti konusunda şüphe uyandıran önemli bir emaredir ve ispat yükünü kiraya veren aleyhine ağırlaştırır. Ancak Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilir. Kiraya verenin, diğer konutunun neden ihtiyacını karşılamadığını veya tahliyesi istenen konutun neden özellikle 'zorunlu' olduğunu makul ve ikna edici delillerle ispatlaması gerekir. Makalede de örnekleri verilen; - Diğer konutun sağlık durumu için elverişsiz olması (asansörsüz, üst kat), - Tahliyesi istenen konutun işyerine veya çocuğun okuluna çok daha yakın ve ulaşım açısından elverişli olması, - Diğer konutun giderlerinin daha yüksek olması ve kiraya verenin ekonomik güçlük çekmesi, - Diğer konutun daha güvensiz bir muhitte olması gibi nedenler, kiraya verenin başka bir konutu olmasına rağmen ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu gösterebilir. Dolayısıyla, başka bir konutun varlığı ihtiyacı mutlak olarak ortadan kaldırmaz, sadece ispatını zorlaştırır (Bkz: kadimhukuk.com.tr_makale_ihtiyac-nedeniyle-tahliye-davasi).