Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/15976 sayılı kararında, sanığın dur ihtarına uymayarak kaçmasının, araçta yapılacak arama için 'arama kararına gerek olmadığı' sonucuna nasıl bir etkisi olmuştur?
Kararda, sanığın sevk ve idaresindeki araca 'dur' ihtarında bulunulmasına rağmen durmayarak kaçması, kolluk kuvvetleri tarafından yakalanmasıyla sonuçlanmıştır. Yargıtay, bu durumu 'suçüstü hali' olarak değerlendirmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre, suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısının emriyle, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle arama yapılabilir. Hatta bazı durumlarda bu yazılı emir dahi aranmayabilir. Sanığın dur ihtarına uymayıp kaçması, araçta yasa dışı bir şey (kaçak sigara, uyuşturucu vb.) olduğuna dair makul şüpheyi ve delillerin karartılması riskini artırır, bu da durumu 'gecikmesinde sakınca bulunan hal' veya 'suçüstü hali' kapsamına sokar. Yargıtay, bu nedenle, sonrasında yapılacak 'önleme aramasının' hukuka uygun olduğunu ve ayrıca bir hakim kararına veya savcı emrine gerek olmadığını kabul etmiştir. Sanığın kaçma eylemi, arama için hukuki bir zemin oluşturmuştur (Bkz: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_sucu-ikrar-etme-nedir-cmk).