KTK m.41/4 uyarınca sürücü belgesinin geri alınması işlemi bir 'ceza' mıdır, yoksa bir 'tedbir' midir? Makaledeki yazarın bu konudaki değerlendirmesini yorumlayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90999

Makale yazarı, bu işlemin niteliğini sorgulamaktadır. Yazar, 'ehliyetin iptali ve geri alınması bir ceza olarak da kabul edilemez' demektedir. Çünkü cezaların temel ilkeleri (şahsilik, kanunilik, suçla orantılılık) burada tam olarak karşılanmamaktadır. Diğer yandan yazar, 'Tedbir olarak düşünüldüğünde de; ehliyetin uzun süreli iptalini sağlayan suçun, trafik sürüş yeteneği, trafikte can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi ile de doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır' diyerek, işlemin klasik bir güvenlik tedbiri niteliği de taşımadığını ifade etmektedir. Bu değerlendirmeden, yazarın bu idari işlemi, ne tam anlamıyla bir ceza ne de amaca uygun bir tedbir olarak gördüğü, aksine belirli suçları işleyenlere yönelik öngörülmüş, hukuki niteliği belirsiz ve orantısız bir 'hak yoksunluğu' olarak nitelendirdiği anlaşılmaktadır. Bu durum, düzenlemenin Anayasaya aykırılığı iddiasının temelini oluşturmaktadır (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_karayollari-trafik-kanunu-m-41-de-sayilan-suclardan-mahkumiyete-bagli-ehliyet-iptali).