Adli tatilde görülebilen tutuklu işlere ilişkin bir kararın adli tatil içerisinde tebliğ edilmesi halinde, temyiz süresinin işleyip işlemeyeceği konusunda Yargıtay Ceza Daireleri arasında farklı kararların bulunması, AİHM içtihatları açısından hangi ilkenin ihlali sorununu gündeme getirebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90994

Ceza Genel Kurulu'nun 2021/319 E. sayılı kararında, bu duruma işaret edilmiştir. Yargıtay Ceza Daireleri arasında adli tatilde sürelerin işleyip işlemeyeceği konusunda farklı kararların bulunması, hukuki süreçlerin öngörülebilirliği açısından ciddi bir sorun teşkil eder. Bu durum, AİHM içtihatları açısından, adil yargılanma hakkının (AİHS m.6) bir unsuru olan 'hukuki güvenlik' (legal certainty) ve bununla bağlantılı 'belirlilik' (foreseeability) ilkesinin ihlali sorununu gündeme getirir. Bir kanun hükmünün (burada CMK m.331), yüksek mahkeme tarafından birbiriyle çelişen şekillerde yorumlanması, bireylerin haklarını ve yükümlülüklerini, özellikle de kanun yoluna başvuru gibi hak düşürücü süreye tabi haklarını önceden net bir şekilde bilmelerini engeller. CGK'nın tutuklu işlerde de sürelerin işlemeyeceği yönünde bir içtihat birliği sağlamaya çalışması, bu belirlilik sorununu giderme amacını da taşımaktadır (Bkz: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_cmk-madde-331-adli-tatil).