YCGK'nın 2015/861 E. sayılı kararında, aleyhe temyiz bulunmayan bir durumda 'cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi'nin (reformatio in pejus) kapsamı nasıl tanımlanmıştır? Bu ilke, hukuka aykırı kanun maddelerinin uygulanmasını meşrulaştırır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90979

Kararda, 1412 sayılı CMUK'un halen yürürlükte olan 326. maddesinin son fıkrasına atıfla, 'cezayı aleyhe değiştirememe ilkesi'nin kapsamının 'yalnızca ceza miktarı ile sınırlı' olduğu belirtilmiştir. Yani, sanık lehine yapılan temyiz üzerine verilen bozma kararından sonra yeniden kurulan hükümde belirlenen sonuç ceza, önceki hükümle belirlenen sonuç cezadan daha ağır olamaz. Ancak bu ilke, hukuka aykırı kanun maddelerinin uygulanmasını meşrulaştırmaz ve bir 'kazanılmış hak' oluşturmaz. Yürürlükte olmayan bir kanunun uygulanması gibi mutlak bir hukuka aykırılık, bu ilke gerekçe gösterilerek onanamaz. Mahkeme, hukuka aykırılığı gidermek zorundadır; ancak yeni hükmü kurarken sonuç cezanın miktarını önceki hükümdeki miktarı aşmayacak şekilde belirlemelidir. Kısacası, ilke sadece sonuç cezanın miktarını korur, hukuka aykırı uygulamaları korumaz (Bkz: www.zulkufarslan.av.tr_yururlukte-olmayan-kanun-hukumleri).