AİHM Yalçınkaya Kararı'nda, ByLock kullanımının teknik olarak suçun fiili unsuru olmamasına rağmen, yerel mahkemelerin yorumunun uygulamada ne gibi bir etki yarattığına dikkat çekilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90974

AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında (§ 267), ByLock kullanımının TCK m.314/2'de düzenlenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun teknik olarak fiili bir unsuru olmadığını, ancak yerel mahkemelerin yorumunun uygulamada 'sadece ByLock kullanımını bilerek ve isteyerek silahlı bir terör örgütüne üye olmakla eşdeğer tutma etkisi yarattığına' dikkat çekmiştir. Bu durum, suçun kurucu unsurlarını (özellikle manevi unsuru ve organik bağ gibi fiili unsurları) bir kenara bırakarak, suçu adeta objektif/katı bir sorumluluk (strict liability) suçuna benzetme ve iç hukukta açıkça belirtilen gerekliliklerden ayrılma sonucunu doğurmuştur. Bu nedenle, suçun kapsamı öngörülemeyen bir şekilde sanık aleyhine genişletilmiştir (Bkz: AİHM Yalçınkaya Kararı - Değerlendirme).