Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun E. 2014/568 sayılı kararında, yerel mahkemenin lehe bozma sonrası kurduğu direnme hükmünün bozulma nedenlerinden biri olan 'savunma hakkının kısıtlanması' hali nasıl gerçekleşmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90963

Kararda belirtildiği üzere, Özel Daire tarafından sanık lehine verilen bozma kararı sonrasında, yerel mahkeme yeniden yargılama yapmış ancak duruşma gününü sanığın kendisine tebliğ etmeden, sadece sanık müdafiine tebligat yaparak ve onu dinleyerek direnme hükmü kurmuştur. Bu durum, 1412 sayılı CMUK'un halen yürürlükte olan 326. maddesine aykırıdır. Bu madde, Yargıtay'dan verilen bozma kararı üzerine mahkemenin 'ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sormasını' zorunlu kılar. Sanığın kendisi usulüne uygun olarak duruşmaya davet edilmeden, yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurulması, savunma hakkının esaslı bir şekilde kısıtlanması anlamına gelir. Yargıtay, sanığa duruşma gününün bildirilmemesini ve yokluğunda direnme kararı verilmesini, CMUK m.308/8 (yeni CMK m.289/1-h) kapsamında mutlak bir bozma nedeni olan 'savunma hakkının tahdidi' olarak değerlendirmiştir (Bkz: avukaterdemozkan.com_ceza-hukuku_resmi-evrakta-sahtecilik-sucu).