Bir sanık hakkında HAGB kararı verilebilmesi için 'sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması' şartı değerlendirilirken, mahkemenin 'sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda mahkememizde kanaat hasıl olmadığından' şeklindeki bir gerekçesi, Yargıtay tarafından neden 'yetersiz' bulunmaktadır?
Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 23.12.2020 tarihli ve 2020/7459 K. sayılı kararında da görüldüğü üzere, bu tür bir gerekçe 'yetersiz' ve soyut olduğu için Yargıtay tarafından bozulmaktadır. Mahkemenin, HAGB'nin sübjektif şartı olan 'yeniden suç işlemeyeceği kanaatine' nasıl ulaştığını veya ulaşmadığını somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklaması gerekir. Sadece adli sicil kaydına atıf yapmak yeterli değildir. Yargıtay, mahkemenin 'hükümlünün kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapıp' sonucunu gerekçelendirmesini beklemektedir. Salt adli sicil kaydına dayalı, şablon niteliğindeki bir gerekçe, sanığın kişisel durumunu ve yargılama sürecindeki davranışlarını dikkate almayan, keyfi bir değerlendirme olarak kabul edilmekte ve bu nedenle bozma sebebi sayılmaktadır (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_denetim-suresi-icinde-tekrar-hagb-karari-verilmesi).