Etkin pişmanlık kurumunun hukuki niteliğini, 'cezayı kaldıran şahsi sebep' ve 'cezayı hafifleten şahsi sebep' ayrımı üzerinden, makaledeki açıklamalara göre izah ediniz. Bu ayrımın, mahkemenin vereceği kararın türü (beraat, ceza verilmesine yer olmadığı vb.) üzerindeki etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90933

Etkin pişmanlık, fiilin hukuka aykırılığını veya failin kusurluluğunu ortadan kaldırmayan, ancak suç işlendikten sonra failin gösterdiği olumlu davranışlar nedeniyle ceza adaletinin kendisine bir atıfet (iyilik) gösterdiği bir kurumdur. Hukuki niteliği, kanundaki düzenleniş biçimine göre değişir: 1) **Cezayı Kaldıran Şahsi Sebep:** Bazı suçlarda (örneğin TCK m.184/5 - imar kirliliği) kanun, etkin pişmanlık halinde faile 'ceza verilmeyeceğini' açıkça düzenler. Bu durumda etkin pişmanlık, cezayı tamamen ortadan kaldıran bir şahsi sebeptir. Bunun hukuki sonucu, fail hakkında 'beraat kararı' değil, 'ceza verilmesine yer olmadığına dair karar' (CMK m.223/4) verilmesidir. Hatta soruşturma aşamasında Cumhuriyet Savcısı 'kovuşturmaya yer olmadığı kararı' (CMK m.171) verebilir. 2) **Cezayı Hafifleten (İndiren) Şahsi Sebep:** Çoğu suçta (örneğin TCK m.168 - malvarlığı suçları) kanun, etkin pişmanlık halinde cezada belirli oranlarda 'indirim yapılacağını' düzenler. Bu durumda etkin pişmanlık, cezayı hafifleten bir şahsi sebeptir ve fail hakkında indirimli bir mahkumiyet kararı verilir. Bu ayrım, verilecek hükmün türünü doğrudan etkilemektedir (Bkz: kadimhukuk.com.tr_makale_etkin-pismanlik-ceza-indirimi-tck-168).