Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı üzerine verilecek lehe bozma kararının sirayet etmesi gerektiği görüşünü savunan yazar, bu görüşü 'davasız yargılama olmaz' ilkesiyle nasıl bağdaştırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90932

Makalede yazar, sirayet kurumunun (CMK m.306) kendisinin 'davasız yargılama olmaz' (yargılamanın taleple bağlılığı) ilkesinin bir istisnası olduğunu kabul etmektedir. Ancak bu istisnanın sadece temyiz kanun yoluna özgü dar bir istisna olarak görülmemesi gerektiğini savunur. Yazarın argümanı, ceza muhakemesinde temel amacın maddi gerçeğe ulaşmak ve adaleti sağlamak olduğu yönündedir. Aynı hukuki ve fiili durumda olan sanıklar arasında, sırf biri kanun yoluna başvurduğu, diğeri başvurmadığı için farklı sonuçların ortaya çıkması, 'eşitlik' ilkesini ve adaleti zedeler. Lehe olan sirayet, 'davasız yargılama olmaz' ilkesine bir istisna getirse de, bu istisna 'adalet' ve 'eşitlik' gibi daha üstün muhakeme ilkelerini gerçekleştirmek için kabul edilmiştir. Yazar, bu nedenle, temyiz için kabul edilen bu adil istisnanın, benzer bir amaca hizmet eden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itirazı yolunda da kıyasen uygulanması gerektiğini savunarak bu iki ilke arasında bir denge kurmaktadır (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_yargitay-cumhuriyet-bassavcisi-itirazinin-sirayeti).