AİHM'nin Yüksel Yalçınkaya kararında, Türk hukukuna göre bir yapının 'terör örgütü' olarak tanımlanmasının hangi makamın kararına bağlı olduğunu ve bu tespitin, kişilerin bir yapının suç örgütü olduğunu bildikleri kabulüne etkisini nasıl değerlendirdiğini açıklayınız.
AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında, referans gösterdiği ulusal mahkeme kararlarına dayanarak, Türk hukukuna göre bir yapının resmi olarak 'terör örgütü' olarak nitelendirilmesinin, ancak 'mahkemeler tarafından verilecek bir karara' bağlı olduğunu tespit etmiştir (§ 251). Bu tespit, Hükümetin ve yerel mahkemelerin, kişilerin 17/25 Aralık süreci veya MGK kararları gibi siyasi gelişmelerden hareketle Hizmet Hareketi'nin bir suç/terör örgütü olduğunu 'bildiklerinin' varsayılması gerektiği yönündeki kabulünü çürütmüştür. AİHM'e göre, kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmadan, kişilerin bir yapının hukuka aykırı niteliğini bildiği otomatik olarak varsayılamaz. Bu durum, özellikle örgüt üyeliği suçunun manevi unsuru olan 'bilme ve isteme' kastının her sanık için ayrı ayrı ve somut olarak ispatlanması gerektiğini vurgulamaktadır (Bkz: AİHM Yalçınkaya Kararı - Değerlendirme, § 251, 253).