Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) bireysel başvurularda 'kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz' kuralının istisnasını, 'açık keyfilik' kavramını merkeze alarak açıklayınız (Anayasa m.148/4, 6216 S.K. m.49/6).

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90923

AYM, bireysel başvurularda bir temyiz mercii gibi hareket etmez. Bu nedenle, delillerin değerlendirilmesi, hukuk kurallarının yorumlanması ve uygulanması gibi 'kanun yolunda gözetilmesi gereken hususları' kural olarak incelemez ve bu tür başvuruları 'açıkça dayanaktan yoksunluk' nedeniyle kabul edilemez bulur. Ancak bu kuralın bir istisnası vardır. Makalede de belirtildiği üzere bu istisna, 'derece mahkemelerinin tespit ve sonuçlarının adaleti ve sağduyuyu hiçe sayan tarzda açık bir keyfilik içermesi' halidir. 'Açık keyfilik' veya 'bariz takdir hatası', mahkeme kararının hiçbir makul hukuki gerekçeye dayanmadığı, bariz bir şekilde mantıksız, çelişkili veya temelsiz olduğu durumları ifade eder. Eğer bir mahkeme kararı bu düzeyde bir keyfilik içeriyorsa, bu durumun kendisi bizatihi adil/dürüst yargılanma hakkını (Anayasa m.36) ihlal eder. AYM, ancak bu tür istisnai durumlarda derece mahkemesinin delil değerlendirmesine ve esasa ilişkin tespitlerine müdahale ederek hak ihlali kararı verebilir (Ahmet Sağlam, B. No: 2013/3351) (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_adil-durust-yargilanma-hakkii-bakimindan-lehe-delillerin-aratirilmasi-ve-dikkate-alinmasi-sorunu).