CMK m.138/2 kapsamında, tefecilik suçu soruşturmasında, başka bir katalog suç için alınmış dinleme kararı sırasında 'tesadüfen elde edilen delillerin' hukuki akıbetini ve bu delillere dayanan ikrarın delil değerini Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2019/2218 sayılı kararı ışığında analiz ediniz.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında belirtildiği üzere, CMK m.138/2'ye göre, bir dinleme sırasında tesadüfen elde edilen delilin başka bir suçun soruşturmasında kullanılabilmesi için, bu ikinci suçun da CMK m.135'te sayılan katalog suçlardan olması gerekir. Tefecilik suçu, bu katalogda yer almamaktadır. Bu nedenle, başka bir suç (örneğin uyuşturucu ticareti) için yapılan dinlemede tefeciliğe ilişkin elde edilen görüşme kayıtları 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir ve hükme esas alınamaz. Kararın önemli bir noktası da, bu hukuka aykırı delillere dayanılarak sanıktan alınan ikrarın akıbetidir. Yargıtay, 'zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir' ilkesi gereğince, hukuka aykırı delillere (iletişimin tespiti tutanaklarına) istinaden alınan ikrarın da hukuka uygun bir delil olarak değerlendirilemeyeceğini ve suçun sübutunda kullanılamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla, hem tesadüfi delil hem de bu delile dayalı ikrar delil değerini yitirmiştir (Bkz: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_sucu-ikrar-etme-nedir-cmk).