CMK m.148/4 hükmü uyarınca, şüphelinin kollukta avukatı (müdafii) hazır bulunmaksızın verdiği ikrarın hukuki geçerliliğini ve hükme esas alınıp alınamayacağını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90903

CMK m.148/4, 'Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.' hükmünü amirdir. Bu hüküm, ifade ve sorgunun yasak usullerle yapılmasını önlemeyi ve savunma hakkını güvence altına almayı amaçlayan temel bir kuraldır. Buna göre, şüphelinin kollukta avukatı olmadan verdiği ve suçu kabul ettiği bir ifade (ikrar), tek başına hukuki bir değer taşımaz ve mahkumiyet hükmüne dayanak yapılamaz. Bu ifadenin delil değeri kazanabilmesi için, şüpheli veya sanığın daha sonra hakim veya mahkeme huzuruna çıktığında, kollukta verdiği bu ifadeyi özgür iradesiyle doğrulaması, yani 'önceki ifademi kabul ediyorum' demesi gerekir. Eğer sanık mahkeme huzurunda bu ikrarından dönerse veya doğrulamamazsa, avukatsız alınmış o kolluk ifadesi 'hukuka aykırı delil' niteliği taşımaz ama 'hükme esas alınamaz delil' niteliğinde olur ve yok sayılır (Yargıtay 14. CD-K.2016/2015) (Bkz: barandogan.av.tr_blog_ceza-hukuku_sucu-ikrar-etme-nedir-cmk).