Tenkis davası sonucunda tasarrufa konu malın bölünemeyeceğinin anlaşılması durumunda, davalının (lehine kazandırma yapılan kişinin) sahip olduğu seçimlik hakkı ve bu hakkın kullanılması durumunda mahkemenin nasıl bir hesaplama yapacağını 11.11.1994 tarihli İBK'ye göre açıklayınız.
Tenkis davasında, tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında fiziken bölünmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığında, TMK m. 564 uyarınca davalının (lehine kazandırma yapılan kişinin) bir tercih hakkı doğar. Bu durumda davalı iki şeyden birini seçebilir: 1) Tasarruf edilebilir kısmı aşan (tenkis edilmesi gereken) miktarın değerini davacıya ödeyerek malın tamamını kendisinde tutabilir. 2) Veya tasarruf edilebilir kısma denk gelen değerin kendisine ödenmesini isteyerek malın tamamını davacıya bırakabilir. Makalede atıf yapılan 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre, bu seçimlik hak kullanıldığında, ödenecek bedelin hesaplanmasında esas alınacak değer, malın 'tercih hakkının kullanıldığı gündeki (karar tarihindeki) rayiç değeri'dir. Mahkeme, malın karar tarihindeki değerini bilirkişi marifetiyle belirler ve bu değeri sabit tenkis oranıyla çarparak davalının ödemesi veya alması gereken nakdi miktarı tespit eder (Bkz: barandogan.av.tr_blog_medeni-hukuk_tenkis-davasi-ve-sakli-pay-nedir, Yargıtay 1. HD. 2013/10868 E. kararı).