Temyiz süresinin son günü adli tatile denk gelen tutuklu bir sanık, temyiz dilekçesini adli tatil bittikten sonraki ikinci gün vermiştir. Ceza Genel Kurulu'nun 2021/319 E. sayılı kararına göre bu temyiz talebinin süresinde kabul edilip edilmeyeceğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunu arasındaki farkı ve Yargıtay'ın bu konudaki yorumunun temelini açıklayarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90888

Ceza Genel Kurulu'nun 2021/319 E. sayılı kararına göre bu temyiz talebi süresindedir. Yargıtay'ın bu yorumunun temeli şudur: CMK m.331/4 'Adlî tatile rastlayan süreler işlemez. Bu süreler tatilin bittiği günden itibaren üç gün uzatılmış sayılır.' hükmünü düzenlemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun aksine, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda adli tatilde görülebilen işler (tutuklu işler gibi) yönünden sürelerin işleyeceğine dair açık bir istisna hükmü bulunmamaktadır. CMK m.331/3'te Yargıtay'ın tutuklu işleri inceleyeceği belirtilmiş olsa da, bu durumun m.331/4'teki genel kuralı (sürelerin işlemeyeceği) ortadan kaldırdığına dair açık bir düzenleme yoktur. CGK, tutuklu işlerde de sürelerin işleyeceği şeklindeki bir yorumun, kanunda açıkça belirtilmemiş bir istisna yaratmak anlamına geleceğini ve tutuklu sanığın kanun yoluna başvuru hakkını kısıtlayıcı nitelikte 'aleyhe bir yorum' olacağını belirtmektedir. Bu nedenle, kanun koyucunun iradesinin bu yönde olmadığı ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin bir yansıması olarak, tutuklu işler bakımından da adli tatilde temyiz süresinin işlemeyeceği kabul edilmelidir. Dolayısıyla, süre adli tatilin bittiği günden itibaren yeniden işlemeye başlar ve ayrıca üç gün uzar (Bkz: barandogan.av.tr_blog_mevzuat_cmk-madde-331-adli-tatil).