CMK m.209 ve m.217 arasındaki ilişkiyi, 'yüz yüzelik' ve 'silahların eşitliği' ilkeleri bağlamında, delillerin hükme esas alınabilmesinin koşulları açısından değerlendiriniz.
CMK m.209, delil olarak kullanılacak belge ve tutanakların duruşmada okunup anlatılması zorunluluğunu düzenler. CMK m.217 ise hakimin, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve 'huzurunda tartışılmış' delillere dayandırabileceğini hükme bağlar. Bu iki madde arasında sıkı bir ilişki vardır ve adil yargılanma hakkının temel güvencelerini somutlaştırırlar. CMK m.209'daki 'anlatma/okuma' zorunluluğu, delillerin sanığın ve müdafiinin yüzüne karşı ortaya konulmasını sağlayarak 'yüz yüzelik' ilkesini gerçekleştirir. Delillerin okunması ve anlatılması, taraflara bu delillere karşı beyanda bulunma, itiraz etme ve kendi karşı delillerini sunma imkanı tanır. Bu süreç, CMK m.216'daki 'delillerin tartışılması' aşamasına zemin hazırlar. Tarafların, özellikle iddia ve savunma makamının, delillere erişim ve onları tartışma konusunda eşit imkanlara sahip olması 'silahların eşitliği' ilkesinin gereğidir. Sonuç olarak, bir delilin hükme esas alınabilmesi için sadece dosyada bulunması yetmez; CMK m.209 uyarınca usulüne uygun okunup anlatılması ve CMK m.217 uyarınca taraflarca tartışılmış olması zorunludur. Aksi halde bu delile dayanılarak hüküm kurulamaz (Bkz: sen.av.tr_tr_makale_delil-tartismasi-ile-ilgili-bam-ceza-dairesi-kararinin-degerlendirilmesi).