Yüksel Yalçınkaya kararında AİHM, Sözleşme'nin 7. maddesi (kanunsuz ceza olmaz) ihlaline nasıl hükmetmiştir? Özellikle 'öngörülebilirlik' ve 'ceza hukukunun geniş yorumlanmaması' ilkeleri bağlamında ByLock kullanımının ele alınışını detaylandırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90870

AİHM, Yüksel Yalçınkaya kararında Sözleşme'nin 7. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir. Gerekçeleri şunlardır: 1) **Öngörülemezlik:** AİHM'e göre, TCK m.314/2'nin (silahlı terör örgütü üyeliği) yerel mahkemeler tarafından ByLock kullanımını suçun kurucu unsuru sayacak şekilde yorumlanması 'öngörülemez' bir genişletmedir. Başvuranın, ByLock kullandığı iddia edilen tarihte, bu eylemin tek başına terör örgütü üyeliği suçunu oluşturacağını öngörmesi mümkün değildi. 2) **Geniş Yorum Yasağı:** Mahkemeler, ByLock kullanımını adeta suçun (TCK 314/2) unsuru haline getirerek ve bireyselleştirme yapmadan mahkumiyet kararı vererek ceza hukukunu sanık aleyhine geniş yorumlamıştır. Bu durum, suçun manevi unsuru olan 'bilme ve isteme' kastının somut olarak saptanması gerekliliğini ortadan kaldırmıştır. 3) **Otomatik Suç Karinesi:** ByLock kullanımına dayalı neredeyse otomatik bir suç karinesi yaratılması ve sanığın kendisini aklamasını imkansız hale getirmesi, 7. maddenin özünde yer alan yasallık ve bireysel cezai sorumluluk ilkelerine aykırıdır. AİHM, sadece ByLock kullanımına dayanarak, örgütün terörist amaçlarını bilme (özel kast) gibi unsurların varlığının nasıl otomatik olarak tespit edildiğinin anlaşılamadığını belirtmiştir (Bkz: AİHM Yalçınkaya Kararı - Değerlendirme, § 264, 267, 271).