Denetimli serbestlik kararının infazı sırasında hükümlünün yükümlülüklerini iki kez ihlal ettiğini, her ikisinde de usulüne uygun uyarıldığını varsayalım. Bu aşamada hakkında kesinleşen yeni bir mahkumiyet hükmü nedeniyle toplama kararı verilerek cezaevine alınmış ve kalan cezasını çektikten sonra bakiye süre için yeniden denetimli serbestliğe ayrılmıştır. Bu ikinci denetimli serbestlik döneminde yaptığı ilk ihlal, 'ısrar' koşulunu (bir yıl içinde üçüncü ihlal) oluşturur mu? Metindeki yazarın kanaatini ve bu kanaatin dayandığı hukuki yorumu açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90330

Bu karmaşık durumda, yazarın kanaatine göre 'ısrar' koşulu oluşmaz. Yazar, hükümlü lehine yorum ilkesini ve normların lafzını esas alarak şu gerekçeleri ileri sürmektedir: 1) Farklı Kararlar: Toplama kararı öncesi yapılan iki ihlal, ilk denetimli serbestlik kararına ilişkindir. Toplama kararı ve ek cezanın infazından sonra verilen denetimli serbestlik ise 'yeni bir karar'dır. Dolayısıyla, farklı hukuki kararlara dayanan ihlallerin 'ısrar'ın tespiti için birleştirilmemesi gerekir. 2) Yönetmelik Hükmü: Yazar, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 87/3. maddesine atıf yapar. Bu madde, başka bir suçtan kuruma alınan hükümlünün denetimli serbestlik 'kaydının kapatılacağını' ve toplama kararı sonrası yeni bir infaz sürecinin başlayacağını düzenler. Kaydın kapatılması, eski sürecin sona erdiği ve yeni bir sürecin başladığı şeklinde yorumlanabilir. 3) Israr Tanımı: Yönetmelik m. 44/3'teki 'Denetimli serbestlik kararlarının infazında...' ifadesi, her bir kararın infazının kendi içinde değerlendirilmesi gerektiği şeklinde yorumlanabilir. Bu yoruma göre, bir yıl içindeki üç ihlalin de 'aynı denetimli serbestlik kararı' kapsamında gerçekleşmesi gerekir. Anayasa m. 13 (temel hakların sınırlanması) gereği, açık yasal düzenleme olmayan durumlarda kişi lehine yorum yapılması esastır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/denetimli-serbestlikte-yukumluluk-ihlali)