CMK m. 135 uyarınca 'iletişimin tespiti' (HTS kayıtlarının alınması) ile 'iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması' (içerik denetimi) tedbirleri arasında, uygulanabilecekleri suçlar (katalog suç) bakımından ne gibi temel bir fark bulunmaktadır? Bu ayrımın haberleşme hürriyetine müdahalenin yoğunluğu açısından önemini açıklayınız.
İki tedbir arasındaki en temel fark, uygulanabilecekleri suçlar açısından CMK m. 135/8'de (eski m.135/6, metinde 135/7 olarak atıf yapılan) getirilen 'katalog suç' sınırlamasıdır. 'İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması' ile 'sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi' gibi haberleşmenin içeriğine veya kişinin anlık konumuna yönelik çok daha ağır müdahaleler, ancak kanunda sınırlı sayıda sayılmış olan (katalogdaki) belirli ağır suçlar (örn. kasten öldürme, uyuşturucu ticareti, casusluk, devlet sırlarına karşı suçlar vb.) için uygulanabilir. Buna karşılık, sadece kimin kiminle, ne zaman, ne kadar süre ve nereden görüştüğünü gösteren, yani içeriği ortaya koymayan 'iletişimin tespiti' (HTS kayıtları) tedbiri için herhangi bir katalog suç sınırlaması yoktur. Bu tedbir, soruşturmaya konu her suç için (diğer şartlar varsa) uygulanabilir. Bu ayrımın temel nedeni, müdahalenin yoğunluğudur. Haberleşmenin içeriğini denetlemek, haberleşme hürriyetinin ve özel hayatın gizliliğinin özüne dokunan çok daha ağır bir müdahaledir. Bu nedenle kanun koyucu bu ağır tedbiri sadece en ciddi suçlarla sınırlandırmıştır. İletişimin tespiti ise içeriğe dokunmadığı için daha hafif bir müdahale olarak kabul edilmiş ve daha geniş bir uygulama alanı tanınmıştır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iletisimin-tespiti-hangi-zamani-kapsar)