657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54. maddesi, adaylık süresini 'bir yıldan az iki yıldan çok olamaz' şeklinde kesin bir hükümle düzenlemiştir. İdarenin, iki yıllık azami süreyi dolduran bir aday memurun adaylığını bir yıl daha uzatmasının hukuki sonucu nedir? Danıştay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
İdarenin, iki yıllık azami adaylık süresini doldurmuş bir memurun adaylığını bir yıl daha uzatma kararı hukuka aykırıdır ve bu işlem davacının durumunu olumsuz yönde etkileyecek bir sonuç doğurmaz. DMK m. 54'teki süreler emredici niteliktedir. Danıştay'ın yerleşik içtihadına göre (örn. Danıştay On İkinci Dairesi E:1998/2011, K:1998/2434), idarenin iki yıllık azami sürenin sonunda, aday memurun görevinde yeterli olmadığına dair bir tespitle görevine son vermesi gerekir. Eğer idare bu süre sonunda görevine son vermeyip, hukuka aykırı bir şekilde adaylığı uzatma yoluna gitmişse, bu durum memurun statüsünü sürdürdüğünü ve görevine son verilmesini gerektirecek bir sebep bulunmadığını zımnen kabul ettiği anlamına gelir. Dolayısıyla, iki yıllık süreyi dolduran ve hakkında olumsuz bir işlem tesis edilmeyen memurun 'asil memur statüsünü kazandığının kabulü gerekir'. Bu tarihten sonra, idarenin uzatılan dönemdeki olumsuz sicil veya davranışları gerekçe göstererek adayı 'aday memur' statüsüne göre (DMK m. 56 veya 57 uyarınca) işten çıkarması hukuka aykırı olur. Artık bu memur, ancak asil memurların görevine son verilme şartları (DMK m. 98) dahilinde görevden alınabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-54-55-56-57-madde/)