TCK m. 5'te yer alan 'Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır.' hükmünün, özel kanunlarda yer alan ve TCK'nın genel hükümlerine aykırı olan düzenlemeler üzerindeki etkisi nedir? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/13421 E. sayılı kararında bu ilke nasıl uygulanmıştır?
TCK m. 5, ceza hukukunda uygulama birliğini sağlamak ve temel ilkelerin dolanılmasını önlemek amacıyla getirilmiş temel bir normdur. Bu hüküm, TCK'nın Birinci Kitabında yer alan genel kuralların (örn: teşebbüs, iştirak, içtima, cezanın bireyselleştirilmesi, seçenek yaptırımlar) özel ceza kanunları veya ceza hükmü içeren diğer kanunlardaki suçlar için de geçerli olmasını emreder. Bu hükmün temel etkisi, özel kanunlarda yer alan ve TCK'nın genel ilkeleriyle çelişen düzenlemeleri zımnen ilga etmesi, yani yürürlükten kaldırmasıdır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/13421 E. sayılı kararında bu ilke somut olarak uygulanmıştır. Olayda, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2. maddesindeki 'Bu maddede öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez' şeklindeki özel hüküm, TCK m. 50'de düzenlenen 'seçenek yaptırımlara çevirme' genel hükmüyle çelişmektedir. Yargıtay, TCK m. 5 uyarınca genel hükmün (TCK m. 50) özel kanundaki aykırı hükme üstün geleceğini ve bu nedenle kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını bozmuştur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-5-ozel-kanunlarla-iliski.html)