Ölümlü bir trafik kazasında, ölen sürücünün (desteğin) kazanın meydana gelmesinde kusurlu olması, onun desteğinden yoksun kalanların (üçüncü kişi konumundaki hak sahiplerinin) sigorta şirketinden talep edeceği tazminatı etkiler mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun benimsediği 'üçüncü kişiye kusurun yansıtılmaması' ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90285

Bu konu, Yargıtay içtihatlarında önemli bir evrim geçirmiştir. Güncel ve yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadına göre (örn: 22.02.2012 tarih, 2011/17-787 E., 2012/92 K. sayılı karar), destekten yoksun kalma tazminatı, miras yoluyla geçen bir hak değil, destekten yoksun kalanın şahsında 'doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız' bir talep hakkıdır. Bu nedenle, destekten yoksun kalanlar (eş, çocuk vb.) zarar veren araç sürücüsünün sigortacısı karşısında 'üçüncü kişi' konumundadır. Bu ilkenin sonucu olarak, ölen desteğin (araç sürücüsünün) kazanın meydana gelmesindeki kendi kusuru, üçüncü kişi konumundaki hak sahiplerine yansıtılmaz ve onların sigorta şirketinden talep edeceği tazminattan indirim nedeni yapılamaz. Yani, sürücü %100 kusurlu olsa dahi, onun desteğinden yoksun kalanlar, sigorta şirketinden tam tazminat talep edebilirler. Bu ilke, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın amacının zarar gören üçüncü kişileri korumak olduğu ve tehlike sorumluluğu esasına dayandığı düşüncesinden hareket eder. Desteğin ölümüyle hak sahipleri doğrudan zarar gören konumuna geçmektedirler. (Not: Metindeki Yargıtay 17. HD - 2016/9121 K. sayılı karar, ölenin 'yaya' olduğu farklı bir durumu ele almakta ve bu durumda mirasçıların 3. kişi sayılamayacağını belirtmektedir, bu durum ilkenin istisnasını teşkil eder.) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/tazminat-hukuku/destekten-yoksun-kalma-maddi-tazminati-davasi-nedir.html)