Destekten yoksun kalma tazminatı davasında, haksız fiilin aynı zamanda ceza kanununa göre daha uzun zamanaşımına tabi bir suç teşkil etmesi durumunda, tazminat davası için hangi zamanaşımı süresi uygulanır? Bu kuralın (uzamış ceza zamanaşımı) uygulanabilmesi için ceza davasının açılmış veya failin mahkum edilmiş olması şart mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90284

Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca, haksız fiillerden doğan tazminat talebi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak aynı madde, 'tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır' hükmünü içermektedir. Bu, 'uzamış ceza zamanaşımı' kuralıdır. Destekten yoksun kalmaya neden olan fiil (örn: taksirle ölüme neden olma, kasten öldürme) aynı zamanda bir suç teşkil ediyorsa, o suç için TCK'da öngörülen dava zamanaşımı süresi (örn: taksirle öldürmede 15 yıl), Borçlar Kanunu'ndaki 2 ve 10 yıllık sürelerden daha uzun olduğu için, tazminat davasına da bu daha uzun olan ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, uzamış ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için, haksız fiili işleyen hakkında bir ceza davasının açılmış veya failin mahkum edilmiş olması şart değildir. Fiilin, ceza kanununa göre bir suç niteliği taşıması yeterlidir. Hukuk hakimi, fiilin suç teşkil edip etmediğini kendisi değerlendirerek ceza zamanaşımını uygulayabilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/tazminat-hukuku/destekten-yoksun-kalma-maddi-tazminati-davasi-nedir.html)