Gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin (CMK m.139 kapsamı dışında) elde ettiği delillerin hukuka uygun kabul edilebilmesi için Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve AİHM içtihatlarının aradığı koşullar nelerdir? Özellikle 'kışkırtıcı ajan' (ajan provokatör) yasağını açıklayınız.
CMK m.139 kapsamı dışında, genel soruşturma yetkileri (CMK m.160 vd.) çerçevesinde görev yapan 'gizli soruşturma yapan adli kolluk görevlisinin' elde ettiği delillerin hukuka uygun sayılması için Yargıtay ve AİHM içtihatları şu kümülatif şartları aramaktadır: 1) Kışkırtıcı Ajan Yasağı: Kolluk görevlisi, failde önceden mevcut olmayan bir suç işleme kastı yaratarak onu suça teşvik veya azmettirmemelidir. Görevli, pasif bir gözlemci rolünün ötesine geçerek aktif bir şekilde suça yönlendirmemelidir. AİHM'in Teixeira de Castro/Portekiz davasında belirttiği gibi, görevlinin müdahalesi olmasaydı suçun işlenmeyeceğine dair bir kanaat oluşuyorsa, delil hukuka aykırı hale gelir. 2) Yetkili Merci Tarafından Görevlendirme: Kolluk görevlisinin bu faaliyeti, CMK m.160-161 uyarınca Cumhuriyet savcısının yazılı veya acele hallerde sözlü emrine dayanmalıdır. Savcı denetimi olmaksızın, kolluğun kendiliğinden kimlik gizleyerek işlem yapması hukuka aykırıdır. 3) Çelişmeli Yargılama ve Savunma Hakkına Riayet: Eğer kolluk görevlisinin tuttuğu tutanak mahkumiyete esas alınıyorsa, bu görevliler duruşmada mutlaka tanık olarak dinlenmeli ve sanığa/müdafiine onlara soru sorma imkanı tanınmalıdır. (Bkz. Yargıtay 18. CD - 2017/5291 K.) Bu şartlar, adil yargılanma hakkının (AİHS m.6) ihlal edilmesini önlemeye yönelik güvencelerdir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-123-esya-veya-kazancin-muhafaza-altina-alinmasi-ve-bunlara-elkonulmasi.html)