CMK m. 52 ve 191. maddeler birlikte değerlendirildiğinde, duruşmada tanık dinleme usulü nasıl olmalıdır? Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2018/9935 sayılı kararında olduğu gibi, tanıkların yeminlerinin toplu olarak yaptırılıp bir arada dinlenmeleri neden temel bir usul hatası olarak kabul edilmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90277

CMK m. 191/2 uyarınca duruşma başladığında tanıklar salondan dışarı çıkarılır. Sonrasında CMK m. 52/1 gereği her tanık, salona 'ayrı ayrı' ve 'kendisinden sonra dinlenecek tanıklar yanında bulunmaksızın' alınarak dinlenir. Bu usulün amacı, tanıkların birbirlerinin ifadelerinden, sanığın savunmasından veya diğer delillerin tartışılmasından etkilenmelerini önlemek, böylece beyanlarının saf, tarafsız ve kendi algılarına dayalı olmasını sağlamaktır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2018/9935 sayılı kararında olduğu gibi, tanıkların yeminlerinin toplu yaptırılıp bir arada dinlenmeleri, CMK m. 52/1'deki emredici kuralın açık bir ihlalidir. Bu durum, tanıkların beyanlarını birbirine uygun hale getirme, çelişkilerden kaçınma veya baskı altında kalarak gerçeğe aykırı ifade verme riskini doğurur. Maddi gerçeğe ulaşma ilkesini ve delillerin serbestçe takdiri ilkesini zedeleyen bu durum, elde edilen tanık beyanlarının delil değerini düşürür ve güvenilirliğini sarsar. Bu nedenle Yargıtay, bu tür bir usul hatasını tek başına bir bozma nedeni olarak kabul etmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-52-taniklarin-dinlenmesi.html)