657 sayılı Kanun'un 59. maddesinde düzenlenen 'istisnai memurluklara' atanan kişilere, aynı kanunun adaylığa ilişkin hükümlerinin (m. 54-57) uygulanıp uygulanamayacağını, kanunun sistematiği ve Danıştay 12. Dairesi'nin 1998/348 K. sayılı kararı ışığında gerekçeleriyle tartışınız.
657 sayılı Kanun'un sistematiği içinde istisnai memurluklar, genel atanma usullerinin (sınav, adaylık vb.) dışında, özel bir statüye tabidir. Kanunun 61. maddesi, bu görevlere atananlar hakkında 'atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi dışında kalan hükümlerinin' uygulanacağını belirtir. Ancak aynı maddenin devamında, bu kişilerin derece ilerlemesi gibi konularda farklı kurallara tabi olduğu görülür. Danıştay 12. Dairesi'nin 1998/348 K. sayılı kararında bu konu netleştirilmiştir. Karara göre, 657 sayılı Kanun'un atanmaya ilişkin hükümlerinin istisnai memurlara uygulanamayacağı açıkça kurala bağlanmıştır. Adaylıktan asli memurluğa geçiş de 'atanmaya ilişkin' bir hükümdür. Bu nedenle, istisnai memurluklara 'aday memur' statüsünde bir atama yapılması hukuken mümkün değildir. Dolayısıyla, bu kişilere aday memurlara özgü olan temel eğitim, staj, sicil ve adaylıkta ilişiğin kesilmesine dair 54-57. madde hükümleri uygulanamaz. Danıştay, bu kişilerin statülerinin farklı olduğunu, örneğin aday memurlar kademe ilerlemesi yapamazken istisnai memurların yapabildiğini belirterek, istisnai memurun 'verimli çalışmadığı' gerekçesiyle ve adaylık hükümlerine dayanılarak görevine son verilemeyeceğine, bu işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Bu kişilerin görevden alınması, ancak genel hükümlere (disiplin, m.98 vb.) veya atandıkları özel mevzuata göre mümkün olabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-54-55-56-57-madde/)