657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 54. maddesine göre adaylık süresi 'bir yıldan az iki yıldan çok olamaz' hükmü emredici nitelikte midir? İki yıllık azami süre dolmasına rağmen, idarenin bir adayın adaylık süresini uzatması veya bu süre sonunda işlem yapmaması halinde, adayın hukuki statüsü ne olur? Danıştay 12. Dairesi'nin 1998/2434 K. sayılı kararını bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90269

Evet, 657 sayılı Kanun'un 54. maddesindeki 'bir yıldan az iki yıldan çok olamaz' hükmü, hem aday hem de idare için bağlayıcı olan emredici bir kuraldır. Bu kural, adaylık statüsünün geçici bir dönem olduğunu ve süresiz olarak devam ettirilemeyeceğini temin eder. İki yıllık azami süre dolduğunda idarenin, adayın durumunu değerlendirerek ya asil memur olarak ataması ya da 56. ve 57. maddeler uyarınca ilişiğini kesmesi gerekir. Danıştay 12. Dairesi'nin 1998/2434 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, idarenin bu emredici kuralı göz ardı ederek iki yıllık süre sonunda adayın adaylık süresini bir yıl daha uzatması hukuka aykırıdır. Danıştay'a göre, bu hukuka aykırı uzatma işleminden, adayın aleyhine bir sonuç çıkarılamaz. İki yıllık süre içinde görevine son verilmesini gerektirecek bir durum saptanmamışsa ve adaylık süresi fiilen dolmuşsa, artık adayın 'asil memur statüsünü kazandığının kabulü gerekir'. Dolayısıyla, iki yıllık süre sonunda hakkında olumsuz bir işlem tesis edilmeyen veya hukuka aykırı olarak adaylığı uzatılan memurun, zımnen asil memuriyete geçtiği kabul edilir ve artık hakkında aday memurlara ilişkin hükümler değil, asil memurlara ilişkin hükümler (örneğin 657 s.K. m.98) uygulanabilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-54-55-56-57-madde/)