5320 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, CMK gereği görevlendirilen müdafi ve vekile ödenecek ücretin 'avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak' belirleneceği ifade edilmektedir. Bu 'ayrık olarak' ifadesinin, zorunlu müdafi lehine ayrıca bir de AAÜT uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesine olanak tanıyıp tanımadığı yönündeki farklı yorumları açıklayınız.
'Ayrık olarak' ifadesi, hukuki yorum açısından iki farklı şekilde ele alınabilir. Birinci yoruma göre (Yargıtay 6. CD'nin son kararına temel oluşturan görüş), bu ifade CMK'dan doğan ücret rejiminin, Avukatlık Kanunu'na dayalı genel vekalet ücreti rejiminden tamamen ayrı ve bağımsız olduğunu, bu iki sistemin birbirine karıştırılamayacağını belirtir. Buna göre, zorunlu müdafi sadece CMK için çıkarılan özel tarifedeki ücreti alır ve AAÜT'deki vekalet ücreti ona uygulanmaz. İkinci yoruma göre ise (AAÜT m. 14 ve Adalet Bakanlığı görüşünü destekleyen yorum), 'ayrık olarak' ifadesi, CMK görevi karşılığında devlet bütçesinden ödenecek ücretin, mahkemece hükmedilen ve yargılama gideri niteliğindeki vekalet ücretinden farklı bir kalem olduğunu belirtmek için kullanılmıştır. Yani kanun, 'CMK ücreti AAÜT'den ayrıdır' demekle, 'zorunlu müdafi AAÜT'den hiç yararlanamaz' demek istememiştir. Bu yoruma göre, zorunlu müdafi hem devlet bütçesinden CMK tarifesine göre görev ücretini alır, hem de dava sonunda (beraet veya katılma durumunda) AAÜT'ye göre belirlenen vekalet ücretine (CMK ücreti mahsup edilerek) hak kazanır. Bu yorum, 'ayrık olarak' ifadesini 'ilaveten' veya 'buna ek olarak' şeklinde değil, 'farklı bir statüde' olarak anlamaktadır. Uygulamadaki çelişki, bu ifadenin dar veya geniş yorumlanmasından kaynaklanmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/zorunlu-mudafi-veya-vekil-icin-vekalet-ucretine-hukmedilmemesi-sorunu)