TCK m. 5'in 'Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da uygulanır' hükmünün, 1 Haziran 2005 öncesinde yürürlükte olan ve TCK'nın genel hükümlerine (örn: cezanın paraya çevrilmesi) aykırı düzenlemeler içeren özel kanunlar üzerindeki etkisini, 'zımni ilga' (örtülü yürürlükten kaldırma) kavramı çerçevesinde açıklayınız. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/6536 K. sayılı kararında bu ilke nasıl uygulanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90260

TCK m. 5, ceza hukukunda temel ilkelerde ve genel kurallarda birliği sağlamayı amaçlayan temel bir normdur. Bu hüküm uyarınca, TCK'nın Birinci Kitabı'nda yer alan temel ilkeler (kanunilik, kusur, teşebbüs, iştirak, içtima, yaptırım teorisi vb.) tüm özel ceza kanunları ve ceza hükmü içeren diğer kanunlar için de geçerlidir. Bu hükmün yürürlüğe girmesiyle birlikte, eski tarihli özel kanunlarda yer alan ve TCK'nın genel hükümleriyle çelişen düzenlemeler, açıkça yürürlükten kaldırılmamış olsalar bile, 'zımni olarak ilga edilmiş' (örtülü olarak yürürlükten kaldırılmış) sayılır. Buna 'sonraki kanun önceki kanunu ilga eder' (lex posterior derogat legi priori) ilkesinin özel bir yansıması olarak bakılabilir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2017/6536 K. sayılı kararında, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2. maddesindeki 'hürriyeti bağlayıcı cezalar paraya tahvil edilemez' hükmünün, TCK m. 5 yürürlüğe girdikten sonra uygulanamayacağı belirtilmiştir. Çünkü bu hüküm, TCK m. 50'de düzenlenen ve genel bir hüküm olan 'kısa süreli hapis cezalarının seçenek yaptırımlara çevrilmesi' kuralıyla çelişmektedir. TCK'nın genel hükmü olan m. 50, özel kanundaki bu istisnai ve aykırı hükmü zımnen ilga etmiştir. Bu nedenle mahkemenin, sanığa verilen kısa süreli hapis cezasını TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme zorunluluğunu gözetmemesi bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-5-ozel-kanunlarla-iliski.html)