CMK m. 123 ve m. 127 kapsamında, kolluk tarafından 'muhafaza altına alınan' bir eşya ile 'el konulan' bir eşya arasındaki hukuki fark nedir? Bulundurulması veya taşınması bizatihi suç olan bir maddeye (örneğin uyuşturucu) el konulması için hakim kararı veya savcı emri zorunlu mudur? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/669 K. sayılı kararını bu bağlamda değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #90258

CMK sistematiğinde 'muhafaza altına alma' (m.123/1) ve 'el koyma' (m.123/2) farklı hukuki kavramlardır. Muhafaza altına alma, bir eşyanın delil değerini korumak amacıyla geçici olarak fiziken koruma altına alınmasıdır. El koyma ise, kişinin zilyetliğindeki veya mülkiyetindeki bir eşya üzerindeki tasarruf yetkisinin, rızası hilafına, kamu gücüyle kaldırılmasıdır ve daha ağır bir müdahaledir. CMK m. 127, kural olarak el koyma için hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcı emri arar. Ancak Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/669 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bulundurulması, taşınması veya satılması bizatihi suç oluşturan (suçun konusu olan) eşyalar (örneğin, uyuşturucu madde, ruhsatsız silah, sahte para) için durum farklıdır. Kolluk, bu tür bir maddeyi adli görevi gereği gördüğü yerde zapt etme yetkisine sahiptir. Bu işlem, CMK m. 127 anlamında bir 'el koyma' değil, suç konusu eşyanın zapt edilmesi işlemidir. Bu nedenle, bu tür eşyalara el konulması için önceden hakim kararı veya savcı emri alınması veya sonradan 24 saat içinde onaya sunulması zorunluluğu yoktur. CMK m. 127'deki el koyma ve onay prosedürü, bizatihi suç oluşturmayan ancak ispat aracı olan, suçta kullanılan veya suçtan elde edilen eşyalar için geçerlidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-123-esya-veya-kazancin-muhafaza-altina-alinmasi-ve-bunlara-elkonulmasi.html)