Bir memurun fiili, ceza yargılamasında 'meşru savunmada sınırın mazur görülebilir bir heyecan, korku veya telaş nedeniyle aşılması' (TCK m.27/2) gerekçesiyle cezasızlıkla sonuçlanmıştır. Bu kararın, memur hakkında yürütülen disiplin soruşturmasına etkisi ne olur? İdare, memura disiplin cezası verebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89241

Hayır, idare bu durumda memura disiplin cezası veremez. Ceza mahkemesinin TCK m.27/2'yi uygulayarak verdiği 'ceza verilmesine yer olmadığı' kararı, disiplin makamlarını bağlayıcı niteliktedir. **Hukuki Gerekçe:** 1. **Kusurluluğun Ortadan Kalkması:** TCK m.27/2, meşru savunmada sınırın aşılmasını, ancak bu aşmanın mazur görülebilir (affedilebilir) bir psikolojik durumdan (heyecan, korku, telaş) kaynaklanması halinde, failin **kusurlu sayılamayacağını** hükme bağlar. Fiil hukuka aykırı olmaya devam etse de, failin içinde bulunduğu olağanüstü koşullar nedeniyle iradesi üzerindeki kontrolünün zayıfladığı ve bu nedenle kınanamayacağı kabul edilir. Bu, bir **kusurluluğu ortadan kaldıran nedendir**. 2. **Kusur İlkesinin Disiplin Hukukundaki Geçerliliği:** Disiplin hukukunda da bir yaptırım uygulanabilmesi için, failin eyleminde en azından bir kusurunun (kast veya taksir) bulunması gerekir. Kusursuz sorumluluk, disiplin hukukunun da temel ilkelerine aykırıdır. 3. **Yargı Kararının Bağlayıcılığı:** Ceza mahkemesi, yargılama sonucunda memurun fiili işlerken mazur görülebilir bir nedenle kusurlu hareket etmediğini kesin bir yargı kararıyla tespit etmiştir. Failin iradesinin ve kusurluluğunun niteliğine ilişkin bu yargısal tespit, disiplin makamını da bağlar. İdarenin, yargı kararıyla 'kusursuz' olduğu tespit edilen bir memura aynı fiil için 'kusurlu' olduğu gerekçesiyle disiplin cezası vermesi, hem kesin hükme saygı ilkesine hem de ceza ve disiplin sorumluluğunun temelini oluşturan kusur ilkesine aykırı olur. Sonuç olarak, bu tür bir ceza mahkemesi kararı, disiplin cezası verilmesine engel teşkil eder.