Bir sanık hakkında, TCK m. 220/2 uyarınca 'örgüte üye olmak' suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, ancak hükümde TCK m. 58/9'un uygulanması (mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağı) hususunda bir karar verilmemiştir. Bu eksikliğin hukuki sonucu nedir? İnfaz aşamasında savcılık veya infaz hakimliği bu eksikliği gidererek TCK m. 58/9'u uygulayabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89215

Bu eksikliğin hukuki sonucu, hükmün kanuna aykırı olmasıdır. Ancak bu eksikliğin infaz aşamasında giderilip giderilemeyeceği, bu hükmün niteliğine bağlıdır ve Yargıtay içtihatları bu konuda nettir. TCK m. 58/9'da yer alan 'örgüt mensubu suçlular hakkında... mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanır. Ayrıca, hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanır' hükmü, mahkemeye bir takdir hakkı tanımayan, uygulanması **zorunlu** olan emredici bir kuraldır. Bu, bir 'güvenlik tedbiri' niteliğindedir ve cezanın infaz rejimini doğrudan belirler. **Hukuki Sonuç ve Giderilme Yolu:** - **İnfaz Aşamasında Uygulanamaz:** İnfaz savcılığı veya infaz hakimliği, mahkemenin hükmünde yer almayan bir güvenlik tedbirini veya infaz rejimini sonradan **uygulayamaz**. İnfaz makamlarının görevi, kesinleşmiş mahkeme kararında yazılanları infaz etmektir; hükmü değiştirmek, tamamlamak veya yorum yoluyla yeni bir yaptırım eklemek değildir. Böyle bir uygulama, 'hükmün dokunulmazlığı' ve 'kanunilik' ilkelerine aykırı olur. - **Doğru Yol (Kanun Yolu Denetimi):** Bu tür bir eksiklik, bir **kanuna aykırılık** halidir. Bu eksikliğin giderilmesi, ancak kanun yolu denetimiyle mümkündür. Eğer hüküm henüz kesinleşmemişse, Cumhuriyet savcısı veya katılan bu eksikliği bir temyiz veya istinaf sebebi olarak ileri sürebilir. Yargıtay veya Bölge Adliye Mahkemesi, hükümde TCK m. 58/9'un uygulanmamasının bir hata olduğuna işaret ederek kararı **bozabilir** veya düzelterek onayabilir. - **Kesinleşmiş Hükümlerde Durum:** Eğer hüküm bu eksiklikle kesinleşmişse, kural olarak TCK m. 58/9 uygulanamaz. Ancak bu durum, kanuna açık bir aykırılık teşkil ettiği için, Adalet Bakanlığı tarafından 'kanun yararına bozma' (CMK m.309) gibi olağanüstü kanun yollarına konu edilebilir. Ancak bu, failin lehine sonuç doğuracaksa mümkündür; aleyhe kanun yararına bozma kural olarak sanığın cezasını ağırlaştıramaz. Dolayısıyla, hükümde unutulan bu zorunlu hüküm, genellikle failin lehine bir durum yaratır ve sonradan eklenemez.