Bir ceza davasında, soruşturma aşamasında tutulan bir 'fiziki takip tutanağı'nın delil olarak kullanılabilmesi için, Yargıtay'ın aradığı usuli şartlardan biri 'tutanak aslının veya onaylı bir suretinin dosyaya sunulması'dır. Bu şartın ceza muhakemesi hukuku açısından temel gerekçeleri nelerdir? Fotokopi bir belgenin delil olarak kabul edilmemesinin ardındaki prensipleri açıklayınız.
Bu şartın temel gerekçeleri, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinden olan **'delillerin doğrudan doğruyalığı (vasıtasızlığı)', 'çelişmeli yargılama'** ve **'delillerin güvenilirliği'** prensiplerine dayanır. Fotokopi bir belgenin delil olarak kabul edilmemesinin ardındaki prensipler şunlardır: 1. **Güvenilirlik ve Sahtecilik Riski:** Fotokopi belgeler, üzerinde oynama, değişiklik yapma (montaj) veya tahrifat yapma riskine son derece açıktır. Bir belgenin aslının incelenmesi, üzerindeki imzaların, yazı karakterlerinin, kağıdın ve mürekkebin orijinalliğinin kriminal incelemeye tabi tutulabilmesini sağlar. Fotokopi, bu imkanı ortadan kaldırır ve delilin güvenilirliğini temelden sarsar. Mahkeme, kararını şüpheli bir belgeye dayandıramaz. 2. **Delillerin Doğrudan Doğruyalığı İlkesi:** Bu ilke, hakimin, kararını vereceği delille araya bir vasıta (burada fotokopi makinesi veya tarayıcı) girmeden, doğrudan temas kurmasını gerektirir. Delilin aslı, olayın en birincil ve en güvenilir kaynağıdır. Fotokopi ise bu kaynağın sadece bir kopyasıdır ve aslıyla birebir aynı olduğunun garantisi yoktur. 3. **Çelişmeli Yargılama ve Savunma Hakkı:** Sanık ve müdafiinin, aleyhlerindeki bir delilin gerçekliğini ve içeriğini sorgulama hakkı vardır. Bu hak, ancak delilin aslı üzerinde yapılacak bir inceleme ile tam olarak kullanılabilir. Taraflar, fotokopi bir belgeye karşı, 'aslı böyle olmayabilir', 'üzerinde oynanmış olabilir' gibi etkili bir savunma yapamazlar. Delilin aslının dosyaya sunulması, savunma makamının delili inceleme ve ona karşı tezler geliştirme hakkını güvence altına alır. Bu nedenlerle Yargıtay, onaysız fotokopi belgelerin delil niteliği taşımadığını, hükme esas alınabilmesi için mutlaka aslının veya yetkili bir makamca (mahkeme kalemi, noter, aslı gibidir yapan idari birim) onaylanmış bir suretinin dosyaya sunulması ve duruşmada tartışılması gerektiğini istikrarlı bir şekilde vurgulamaktadır. (Bkz: Yargıtay 10. CD, 2020/12176 E.)