TCK m.184/5'te düzenlenen etkin pişmanlık hükmü, 'kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirmesi' şartına bağlanmıştır. Yargıtay'ın, imar barışı kapsamında alınan 'yapı kayıt belgesi'ni bu şartı sağlayan bir durum olarak kabul etmesini, 'kanunilik' ilkesi ve hükmün lafzı açısından eleştirel bir şekilde değerlendiriniz. Bu yorumun ardındaki pratik nedenler ne olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89164

'Yapı kayıt belgesi'nin, TCK m.184/5'teki şartı sağladığına dair Yargıtay yorumu, 'kanunilik' ilkesi ve hükmün lafzı açısından eleştiriye açıktır; ancak bu yorumun ardında önemli pratik nedenler bulunmaktadır. **Eleştirel Değerlendirme (Kanunilik ve Lafzi Yorum Açısından):** - TCK m.184/5'in lafzı çok nettir: Yapının **'imar planına ve ruhsatına uygun hale getirilmesi'** gerekmektedir. Bu, yapının mevcut imar kurallarına, kat nizamına, çekme mesafelerine, kullanım amacına vb. tüm teknik detaylara uygun hale getirilmesi, yani tam bir yasallık durumunun sağlanması anlamına gelir. - 'Yapı kayıt belgesi' ise, 3194 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 16. madde uyarınca verilen, imara aykırı bir yapının mevcut haliyle kullanımına izin veren, ona su, elektrik bağlatan ve yıkım kararlarını durduran, ancak yapıyı **imar planına uygun hale getirmeyen** bir belgedir. Yapı, imara aykırı haliyle kalmaya devam eder, sadece devlet bu aykırılığı belirli bir bedel karşılığında görmezden gelir. - Bu açıdan bakıldığında, 'yapı kayıt belgesi' almak, TCK m.184/5'in lafzında aranan 'imar planına ve ruhsatına uygun hale getirme' şartını tam olarak karşılamamaktadır. Yargıtay'ın bu yorumu, kanunun lafzını genişleten ve amaca yönelik (teleolojik) bir yorumdur. Saf bir kanunilik perspektifinden bu yorumun hatalı olduğu savunulabilir. **Yorumun Ardındaki Pratik Nedenler:** Bu yoruma rağmen Yargıtay'ın bu yönde içtihat geliştirmesinin ardında yatan pratik ve hakkaniyete yönelik nedenler şunlardır: 1. **Hukuki Statü Sağlaması:** Yapı kayıt belgesi, yapıya hukuki bir statü kazandırır, onu 'kaçak' olmaktan çıkarır ve yasal olarak kullanılabilir hale getirir. Yargıtay, bu fiili ve hukuki durumu, 'uygun hale getirme' olarak kabul etme eğilimindedir. 2. **Devletin Tutarlılığı:** Devletin bir organı (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı), para karşılığında bir yapının aykırılığını affederken, başka bir organının (yargı) aynı yapı nedeniyle kişiyi cezalandırmaya devam etmesi, devletin kendi içinde bir çelişkisi olarak görülebilir. Yargıtay, bu çelişkiyi gidermeyi ve devletin eylemlerinde bir bütünlük sağlamayı amaçlamış olabilir. 3. **Toplumsal Barış ve Hakkaniyet:** İmar barışı, milyonlarca yapıyı kapsayan geniş bir toplumsal soruna çözüm bulma amacı taşıyan bir düzenlemedir. Yargıtay, bu düzenlemeden yararlanarak devlete karşı yükümlülüğünü yerine getiren bir vatandaşı, ceza tehdidinden de kurtarmanın hakkaniyete daha uygun olacağını düşünmüş olabilir. Sonuç olarak, Yargıtay'ın yorumu, katı bir lafzi yorumdan ziyade, kanunun ruhuna, imar barışının amacına ve hakkaniyete dayanan, pragmatik bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır.