Bir işveren, mali zorluklar nedeniyle küçülmeye gitme kararı almış ve bu kapsamda bir grup işçinin iş akdini feshetmiştir. Fesih bildiriminde, İş Kanunu m.17'ye göre ihbar sürelerine uyulmuş ancak m.27'deki yeni iş arama izni verilmemiştir. Bu durumun hukuki sonucu nedir? İşçiler ne talep edebilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #89133

Bu durum, işverenin yasal yükümlülüklerini kısmen yerine getirip kısmen ihlal ettiği bir fesih sürecini göstermektedir. İşverenin yeni iş arama izni vermemesi, feshin kendisini geçersiz kılmaz ancak işçilere ek bir mali hak talep etme imkanı tanır. **Hukuki Sonuç:** 4857 sayılı İş Kanunu'nun 27. maddesi, işverenin bildirim süreleri içinde işçiye yeni iş arama iznini vermesini **emredici** bir yükümlülük olarak düzenlemiştir. Bu yükümlülüğe uyulmaması, feshi geçersiz hale getiren bir usulsüzlük değildir. Fesih, ihbar sürelerine uyulduğu için 'usulüne uygun bildirimli fesih' olarak geçerliliğini korur. **İşçilerin Talep Edebileceği Hak:** İş Kanunu m.27'nin son fıkrası, bu ihlalin yaptırımını açıkça belirtmiştir: 'İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücreti işçiye öder.' Bu durumda işçiler, fesihle ilgili diğer haklarına (kıdem tazminatı, kullanılmamış yıllık izin ücreti vb.) ek olarak, kendilerine kullandırılmayan **yeni iş arama izni süresine ait ücreti** de işverenden talep edebilirler. Bu ücret, işçinin normal günlük ücreti üzerinden hesaplanır. Örneğin, 4 yıl kıdemi olan bir işçi için ihbar süresi 6 haftadır. İşveren, bu 6 haftalık (yaklaşık 30 iş günü) süre boyunca her gün için 2 saatten az olmamak üzere vermesi gereken toplam iş arama izni süresinin (30 gün x 2 saat = 60 saat) ücretini işçiye ayrıca ödemek zorunda kalır. Bu alacak, zamanaşımı süresi içinde bir alacak davasıyla talep edilebilir.