5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 'değişik zamanlarda' ifadesi, zincirleme suçun uygulanması açısından nasıl bir anlam taşır? Aynı gün içinde, farklı saatlerde, aynı mağdura karşı aynı suçun işlenmesi bu kapsamda değerlendirilir mi?
TCK m.43/1'deki 'değişik zamanlarda' ifadesi, zincirleme suçun oluşabilmesi için failin eylemleri arasında, onları tek bir fiil sayılmaktan çıkaracak kadar, hukuki anlamda bir zaman aralığının bulunması gerektiğini ifade eder. Bu ifadenin temel işlevi, tek bir fiil ile birden fazla neticenin meydana geldiği 'aynı neviden fikri içtima' (TCK m.43/2) durumundan, birden fazla fiilin işlendiği 'zincirleme suç'u ayırmaktır. - Eğer fiiller arasında hiçbir zaman aralığı yoksa veya fiiller doğal bir eylem bütünlüğü içinde kesintisiz olarak işleniyorsa (örneğin, bir kişiye art arda üç yumruk atmak), ortada tek bir fiil vardır ve zincirleme suç oluşmaz. - 'Değişik zamanlarda' ifadesi, eylemler arasında saniyeler, dakikalar, saatler, günler ve hatta makul ölçülerde aylar gibi bir zaman aralığının bulunabileceği anlamına gelir. Zaman aralığının ne kadar olacağına dair kanunda kesin bir ölçü yoktur; bu, her somut olayın özelliğine göre değerlendirilir. **Aynı Gün İçinde Farklı Saatlerde Suç İşlenmesi:** Evet, aynı gün içinde, farklı saatlerde, aynı mağdura karşı aynı suçun işlenmesi, 'değişik zamanlarda' şartını gerçekleştirir ve zincirleme suç kapsamında değerlendirilir. Örneğin, bir hırsızın sabah saat 10:00'da bir mağazadan bir ürün çalıp çıktıktan sonra, öğleden sonra saat 15:00'te aynı mağazaya tekrar girip başka bir ürün çalması, aynı suç işleme kararı altında işlenmişse, iki ayrı hırsızlık fiilinin 'değişik zamanlarda' işlenmesi olarak kabul edilir ve TCK m.43/1 uygulanır. Buradaki zaman aralığı, iki fiilin birbirinden bağımsız hareketler olduğunu göstermeye yeterlidir.