Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 03.05.2023 tarihli, 2022/10657 E. sayılı kararında, uyuşturucu suçlarında 'muhbir'in tanık olarak dinlenmesi konusunda 5607 sayılı Kanun'un 19. maddesindeki 'rızası olmadıkça kimliği açıklanamaz' hükmü ile CMK ve adil yargılanma hakkı ilkeleri arasındaki denge nasıl kurulmuştur? Mahkemenin bu durumda izlemesi gereken yol nedir?
Bu karar, iki farklı kanuni düzenleme arasındaki potansiyel çatışmayı çözmeye yönelik önemli bir yorum içermektedir ve adil yargılanma hakkı ilkelerini ön plana çıkarmaktadır. Denge şu şekilde kurulmuştur: - **5607 s.K. m.19/4'ün Varlığının Kabulü:** Yargıtay, muhbirin kimliğinin korunmasına yönelik bu özel hükmün varlığını ve yürürlükte olduğunu kabul etmektedir. Bu hüküm, muhbirlerin can güvenliğini sağlamak ve ihbar mekanizmasını teşvik etmek gibi meşru bir amaca hizmet eder. - **Adil Yargılanma Hakkının Üstünlüğü:** Ancak Yargıtay, bu hükmün mutlak olmadığını ve sanığın adil yargılanma hakkı (İHAS m.6), özellikle de aleyhindeki tanıkları sorgulama hakkı ile dengelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sanığın, mahkumiyetinin temel dayanağı olan bir tanığı (muhbiri) hiç görmeden, ona soru soramadan mahkum edilmesi, savunma hakkının özünü zedeler. **Mahkemenin İzlemesi Gereken Yol:** Yargıtay'ın bu kararda ve benzer içtihatlarında belirttiği yol, kademeli bir yaklaşımdır: 1. **Öncelikle Muhbirin Rızası Aranmalıdır:** Mahkeme, öncelikle muhbirin kimliğinin açıklanarak tanık olarak dinlenmesi için rızasının olup olmadığını araştırmalıdır. 2. **Rıza Varsa, Kimliği Açık Dinlenmelidir:** Eğer muhbir rıza gösterirse, duruşmaya getirilerek kimliği açık bir şekilde, genel tanıklık usullerine göre dinlenmeli ve taraflara soru sorma imkanı tanınmalıdır. 3. **Rıza Yoksa, Kimliği Gizli Dinlenme İmkanı Değerlendirilmelidir:** Eğer muhbir kimliğinin açıklanmasına rıza göstermiyorsa, mahkeme hemen ifadeyi yok saymamalıdır. Bu durumda mahkeme, olayın niteliğini (örneğin örgütlü suç olup olmadığı) ve muhbir için bir tehlike olup olmadığını değerlendirerek, CMK m.58 veya Tanık Koruma Kanunu'ndaki şartların oluşup oluşmadığına bakmalıdır. Eğer şartlar varsa, muhbirin kimliği gizlenerek (sesi ve görüntüsü değiştirilerek) dinlenmesi yoluna gidilmelidir. 4. **Hiçbir Şekilde Dinlenemiyorsa:** Eğer muhbirin kimliği tespit edilemiyor, rızası alınamıyor ve gizli tanık olarak dinlenme koşulları da bulunmuyorsa, yani tanık hiçbir şekilde mahkeme huzuruna getirilemiyorsa, bu durumda muhbirin soruşturma aşamasındaki beyanları tek başına mahkumiyete esas alınamaz. Mahkeme, bu beyanı yok sayarak, dosyadaki diğer delillere göre bir karar vermelidir. Bu yaklaşım, hem ihbar mekanizmasını korumaya hem de sanığın adil yargılanma hakkını temin etmeye çalışan dengeli bir çözümdür.