İmar kirliliğine neden olma suçunda (TCK m.184), ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yapılmış bir binayı sonradan satın alan veya kiralayan kişinin cezai sorumluluğu var mıdır? 'Suçta ve cezada şahsilik' ilkesi bu durumu nasıl etkiler?
Hayır, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılmış bir binayı sonradan satın alan veya kiralayan kişinin, TCK m.184'te tanımlanan imar kirliliğine neden olma suçundan dolayı cezai sorumluluğu yoktur. Bu durumun temel nedeni, Anayasa'nın 38. maddesinde ve TCK'nın 20. maddesinde güvence altına alınan **'suçta ve cezada şahsilik'** ilkesidir. Bu ilkeye göre, bir suçtan dolayı ancak o suçu işleyen kişi (fail veya iştirak eden) sorumlu tutulabilir. Kimse başkasının fiilinden dolayı cezalandırılamaz. TCK m.184/1, suçun maddi unsurunu **'bina yapmak veya yaptırmak'** olarak tanımlamıştır. Bu, aktif bir inşaat faaliyeti veya bu faaliyetin talimatını vermektir. Suç, bu yapma veya yaptırma eyleminin tamamlanmasıyla oluşur ve sona erer. - **Satın Alan veya Kiralayan Kişinin Durumu:** Binayı sonradan satın alan veya kiralayan kişi, 'yapma' veya 'yaptırma' eylemlerini gerçekleştirmemiştir. Bu kişiler, suç işlendikten sonra, suçun konusu olan yapıyla hukuki bir ilişki kurmuşlardır. Onların eylemi inşaat yapmak değil, binada oturmak veya onu kullanmaktır. TCK m.184, ruhsatsız binada 'yaşamayı' veya 'oturmayı' suç olarak tanımlamamıştır. Dolayısıyla, şahsilik ilkesi gereği, sadece binayı ruhsatsız olarak yapan (müteahhit, usta vb.) veya yaptıran (arsa sahibi) kişiler bu suçtan sorumlu tutulabilir. Sonradan malik veya kiracı olan kişilerin cezai sorumluluğu doğmaz. Ancak, bu durum onların yapıya ilişkin idari (yıkım kararı, para cezası gibi) sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.